Mobil teknolojilerin ardı arkası kesilmezken, kurtlar vadisinden çıkma cendere diye çalan telefonu aşkitom diye açanları bir kenara bırakıp, “meşglsn snrm ben yatyrm ii eglenclr sana…” tarzı tripli mesajları görmezden gelip, “giden gitmiştir gittiği gün bitmiştir,  gideni ben değil giden beni kaybetmiştir” gibi atarları mesajlarla şimdilik kafa yormazsak , iş süreçleri anlamında, SAP’ın son beş senede inanılmaz atılımlarıyla mobil teknolojiler konusunda epey yol aldığını söyleyebiliriz. Özellikle, SYBASE’i satın almasından sonra, SAP’ın önceden çok dokunmadığı mobil alana bir anda konumlanması pek de sürpriz olmadı.  Biraz teknik bir yazı olacak baştan söyleyim.

Mobil teknoloji trendiyle ilgili ufak bir ek koyalım, sonra SUP’a geçelim zira mobil teknolojinin, ihtiyaçlarının ve tüketimin ne boyutlara geldiğini özetleyen bir araştırma;

Biraz bahsedeyim şu SUP(sybase unwired platform)’dan. Aslında SUP, şuan da apple store da yaklaşık 70 tane SAP mobil uygulamanın temelini oluşturan ve uygulamanın cihaz üzerinde çeşitli veri kaynaklarından beslenerek koşmasını sağlayan bir teknoloji. SAP’ın hem kendi yazdığı native uygulamaların hem de kendi geliştirebileceğiniz(SAP’la ilgili olsun olmasın) ve Sybase’in adına workflow dediği uygulamaların arkadaki sistemlerinizle (SAP,Webservis,SQL,Oracle,RestfulServices) çalışmasını sağlıyor kısaca. Adamalar, sürükle bırak mantığında güzel bir Device Application Designer yapmış. İstersek o tasarımı tüm mobil cihazlara workflow mantığında dağıtıyoruz, istersek cihazın işletim sistemine özgü kodları export ederek kendi programcımızın üzerinde değişiklikler yaparak native bi uygulama yapmasını sağlayabiliyoruz.  Onlara da ufak ufak değinmeden önce, SUP’un genel yapısı nasıldır nasıl çalışır, şöyle bakalım;

 

Görüldüğü gibi, mobil cihazların tek muhatabı SUP server. Yani arkada ne bağlantısı var, nereye bağlanacaz cihaz bunları görmüyor etmiyor. Bu gerek güvenlik gerek bütün yönetimin tek bir yerden yapılması açısından süper bir özellik.  Yani arka tarafla ilgili bir hata olduğunda yani cihaz herhangi bir yere bağlanamayıp hata aldığında, “bana müdürünü çağır” edalarında dolaştığında, SUP server oradan  ”müdür bu buna konuş” diye çıkıveriyor. Burada hata yönetimini de SUP mükemmel yapmış, kullanıcıya abidik gubidik hatlar vermek yerine, özel hata sayfaları tasarlayabiliyosunuz, hata durumunda buralara yönlensin, bunları görsün diyebiliyorsunuz bu konuda da gayet başarılı.

SUP içersinde MOB  yani mobile business object denen yapılır var, tasarımlarımızın bel kemiği ve bütün sürecin tasarlandığı yapılar.  Burada veri kaynağının, kaynak tabloların, yapıların detayları karşımıza geldiği gibi, yarat, sil, güncelle gibi metodları da (bunları otomatik yaratır) yönetebiliyor. Tamamen sürükle bırak mantığında, kaymaklı ekmek kadayıfı.

SUP içerisinde yapılan bir development aynen yukarıdaki gibi akıyor. Burada iki farklı yaklaşım var. Daha önce söylediğim cihaza özgü kod üretme, diğeri de SUP’un workflow dediği aslında bir uyglama olan ve tüm cihazlarda çalışan yapılar. Peki tüm cihazlarda nasıl çalışıyor ?

Sol tarafta gördüğünüz Hybrid Web Container , yani  HTML , CSS ve JS ile şekillenmiş yapı sayesinde aslında tüm cihazlarda aynı fonksiyonelitede çalışıyor. Kullanıcının yetkisine göre cihazına inen uygulama, sank bir native uygulamaymış gibi o görsellikte açılarak SUP server ile anlık bağlantı kuruyor ve işlemler yapılıyor.

Burada bir workflow örneği görebilirsiniz. Cihaz server’a bağlanarak hangi workflowlar üzerine atanmışsa (yani SUP uygulamaları) onları cihaza indirerek direkt olarak çalışmasını sağlayabiliyor.

Yok biz böyle istemiyoruz derseniz, program C#,ObjectiveC,Java kodları da üreterek, windows, iphone-ipad, blackberry gibi ortamlara da özel geliştirme yapan kullanıcılar için bir yapı sağlıyor. Burada yazılımcı , SUP nereyle bağlantı kuruyor ne yapıyor yine bilmeyerek sadece Device Application Designer tarafından sağlanan metodların isimlerini görerek kodlarına devam ediyor ve böylece aslında güvenli de bir ortam sağlıyor.

Peki bunu SAP nasıl kullanıyor  ?

Aslında SAP burada Sap Netweaver Mobile(ayrı bir SAP kurulumu)’ı devreye sokarak( DOE dediğimiz ) Sybase-SAP bağlantısını sağlıyor. Daha sonra Sap Gateway Mobile(SAP eklentisi)’ı devreye sokarak, SAP Mobile – SAP ERP veya diğer sistemler, şeklinde bağlantıyı sağlayarak aslında SUP’un veriye ulaşmasını sağlıyor.

Yani SUP doğrudan SAP ERP veya SAP CRM’e bağlanarak işleri yürütmüyor arada epey bir yapıdan geçiyor.  Şuan da Apple Store da bulunan neredeyse tüm SAP uygulamaları bu metodu kullanarak SAP’a ulaşıyor.

Çok teknik olacak da onun de şeklini koyalım ;

 

 

Her zaman cihaza özgü kod yazmayı red etmişimdir. Tek bir yerden yönetimi de her zaman benimsemişimdir. Gerek ABAP kodu yazarken, gerek BI tasarımı yaparken, gerek mobil işleriyle uğraşırken hep merkezi bir yapı olsun herkes kullanbilsin yapısı zihniyetinde hareket ettiğimden, SUP’un felsefesini ve teknolojik arka planını bu konuda çok seviyorum.

Bitirirken, şu siteleri muhakkak ziyaret edin diyorum ,

http://www.phonegap.com

http://www.jquerymobile.com

 

 

 

 

 

Leave a reply

 

Your email address will not be published.